ARDINDAN 3 YIL GEÇEN 6 ŞUBAT DEPREMLERİ İÇİN SORUMLULUK ALIYORUZ
1- SORUMLULUĞUN ADINI KOYMAK #SORUMLULUKALIYORUZ
Deprem sonrası sadece sonuçları değil, bu sonuçlara neden olan kararları, ihmalleri ve tercihler zincirini konuşmak zorundayız. Sorumluluk, enkaz oluştuktan sonra değil; yıllar boyunca görmezden gelinen riskler, ertelenen önlemler, hatalı alınan ya da hiç alınmayan kararlarla ilişkilidir. Kamu kurumlarının, meslek örgütlerinin ve toplumun bu süreçteki rolü şeffaf biçimde değerlendirilmelidir.
Sorumluluk, felaketi "kader" olarak sunmayı reddedip nedenleri görünür kılma cesareti göstermektir.
2- BİLİMSEL VERİYİ TEMEL ALMAK #SORUMLULUKALIYORUZ
Planlama süreçlerinde bilimsel bilgi çoğu zaman göz ardı edildi. Zemin etütleri, fay hatları, risk haritaları ve yapı stoku verileri karar alma süreçlerinde sistematik olarak dışlandı. Bilim dışı uygulamaların sonuçları, bir felaketle ortaya çıktı. Planlama süreçlerinde bilimsel bilgi eksik kaldığı sürece güvenli kentlerden bahsedemeyiz.
Sorumluluk, bilimi pratikte de merkeze koymaktan geçer.
3- DENETİMSİZLİĞİN YIKICI SONUÇLARI #SORUMLULUKALIYORUZ
Uzun yıllardır etkisiz bırakılan yapı denetim sistemi, deprem bölgesinde görülen yıkımın en kritik sebeplerinden biridir. Güvenli yapı üretimi yalnızca proje aşamasında değil, planlamadan inşa sürecine kadar bağımsız, sürekli ve etkin denetimle mümkündür. Denetimin olmadığı her alanda, risk kaçınılmaz hale gelir.
Sorumluluk, denetimi yaşamsal bir güvence olarak kesintisiz ve tarafsız biçimde işletmektir.
4- PLANLAMA KARARLARINDAKİ HATALAR #SORUMLULUKALIYORUZ
Kentleşme hız, büyüme ve yoğunlaşma odağında ilerlerken, planlamanın ana omurgasını oluşturması gereken bilimsel veri, fay hatları, zemin yapısı ve risk analizleri göz ardı edildi. Riskli alanlarda yoğun yapılaşma, imar afları, zemin yapısına uygun olmayan kararlar ve kamu yararından uzak uygulamalar kentleri savunmasız hale getirdi ve milyonlarca yaşamı tehlikeye attı.
Sorumluluk, kamu yararını ve güvenliğini merkeze almaktır.
5- RANT POLİTİKALARININ BEDELİ #SORUMLULUKALIYORUZ
Kentsel dönüşüm süreçlerinin piyasa odaklı yürütülmesi, risk azaltma hedefinden uzaklaşılmasına yol açtı. Deprem öncesi uyarıların dikkate alınmaması, dönüşümün toplum, adalet ve güvenlik temelinde değil, ekonomik değer üzerinden kurgulanmasına neden oldu. Kentsel dönüşüm, risk azaltmak yerine piyasa değerine göre yürütüldüğünde felaketi önleyemez aksine derinleştirir.
Sorumluluk, yaşamı piyasa değerinin önüne koymaktır.
6- KAMUSAL YÜKÜMLÜLÜK #SORUMLULUKALIYORUZ
Devletin en temel görevi yurttaşın can güvenliğini sağlamaktır. Afet risklerinin azaltılması, güçlendirme programları, şeffaf bilgilendirme ve eşit hizmet sunumu bu görevin ayrılmaz parçalarıdır. Bu yükümlülük, ertelenemez ve devredilemez. Risk yönetimi, ancak kamusal sorumluluk bütüncül biçimde yerine getirildiğinde etkili olabilir.
Sorumluluk, kamusal yükümlülüğü eksiksiz ve gecikmeden yerine getirmeyi gerektirir.
7-KATILIMCI PLANLAMA #SORUMLULUKALIYORUZ
Planlama süreçlerinde halkın, sivil toplumun ve uzmanların görüşlerinin yeterince alınmaması kararları meşruiyet krizine sürüklüyor. Karar alma mekanizmalarının demokratik ve katılımcı bir yapıya kavuşması hayati önem taşır. Kentlilerin, bilim insanlarının ve meslek örgütlerinin dışlandığı süreçlerde alınan kararlar hem toplumsal hem de bilimsel zeminden kopuyor. Katılım, şeffaf ve adil planlamanın temel koşuludur.
Sorumluluk, karar süreçlerini demokratik ve katılımcı kılmaktır.
8-HESAP VEREBİLİRLİK VE ŞEFFAFLIK #SORUMLULUKALIYORUZ
Kamu kurumlarının aldığı kararlar, kullandığı veriler ve uygulama süreçleri toplumla şeffaf biçimde paylaşılmadıkça, güven duygusu inşa edilemez. Deprem öncesi ve sonrası yapılan her uygulamanın, planlama kararının ve referanslarının şeffaf olması; adil, denetlenebilir ve hesap verebilir bir yönetim anlayışının temel koşuludur. Şeffaflık olmadan iyileşme süreci de adil olmaz.
Sorumluluk, kararların ve sonuçların hesabını toplumla açıkça paylaşmaktır.
9-YAŞAMI SAVUNMAK VE GELECEĞİ KORUMAK #SORUMLULUKALIYORUZ
Yeni bir felaketi önleyecek mekanizmalar oluşturmak için bilimsel bilgiye dayalı, kamusal yararı esas alan bir planlama anlayışı zorunludur. Güvenli kentleri ancak riskleri doğru tespit ederek, kamusal kararları şeffaflaştırarak ve geçmişin hatalarını doğru tespit edip tekrarlamayarak inşa edebiliriz. Geleceği korumak, yalnızca bugün alınan kararların değil; yıllar önce yapılmayanların da hesabını gözetmeyi gerektirir. Yeni bir felaketi önlemek, geçmişin hatalarını tekrar etmemeye bağlıdır.
Sorumluluk, yaşamı geleceğin belirsizliğine karşı korumaktır.
10- SORUMLULUK ALIYORUZ
Sorumluluk, yalnızca geçmişten ders çıkarmak değil; geleceği koruma kararını bugün almaktır. Güvenli kentleri var etmek, yaşamı savunmak, mesleki ve toplumsal borcumuzdur.