Etik İlkeler Özlük Hakları
YAĞMUR YAĞDI, YÖNETİCİLER CAMDAN BAKTI!
BASIN AÇIKLAMALARI
Yayına Giriş Tarihi
2008-09-18
Güncellenme Zamanı
2009-03-20 10:32:45
Yayınlayan Birim
BURSA

YAĞMUR YAĞDI, YÖNETİCİLER CAMDAN BAKTI!

Ülkemizde su baskını, deprem felaketinden sonra kentlerimizi tehdit eden en önemli ikinci tehlikedir. Yıllarca yaşanan göç olgusuna seyirci kalınan ve çarpık kentleşmenin "kentleşme kültürünü" oluşturduğu ülkemizde, maalesef yaşanan en küçük doğa olayı, kentlerimizde afete dönüşmektedir. Tıpkı dün Bursamızda olduğu gibi!

10 dakikalık sağanak yağış ardından metropol köy olan kentimizde yaşam felç oldu. Su baskınları yaşandı, batçıklar ve alt geçitler kullanılamaz hale geldi, metroyu su bastı.

Biz Şehir Plancıları Odası olarak bir çok kez kent yöneticilerimize seslendik; "Deprem başta olmak üzere kentimiz doğa olaylarına hazırlıklı değil" dedik ve yine 30 Temmuz 2008 tarihinde "Çay yatağına rekreasyon öneren Nilüfer Vadisi Projesi durdurulmalıdır" dedik. Ancak sesimizi kent yöneticilerine duyuramadık...

Dün yaşananlar haklılığımızı maalesef bir kez daha doğruladı.

Bir parça daha kentsel arazi kazanmak için dere yataklarını daraltan ve kentsel kullanıma açan, kentimizi beton yığını haline getiren, yağmur suyunun toprakla buluşacağı / emileceği alanları konut alanlarına dönüştüren, hiçbir mühendislik ölçütlerini gözetmeden ben yaptım oldu mantığı ile trilyonlar harcayarak batçıkları inşa eden yöneticilerimiz, dün yaşananların sorumlularıdır. Ancak yöneticilerimiz bu duruma çözüm aramak yerine, dün yağan yağmuru camlarından izlemeyi tercih etmişlerdir.

Küresel ısınmanın etkileri ile tetiklenerek iklimlerin değişkenlik gösterdiği bu dönemde, kentimiz jeolojik ve topografik özellikleri ile bu tür doğa olaylarına sıkça sahne olacaktır. Kent Planlama; tarım topraklarını, kentsel kullanıma açmak, kamuya ait kent parçalarını, sermaye gruplarının eline geçmesini sağlamanın aracı olarak algılamanın yerine, bilimin, mühendisliğin öngördüğü kıstaslarla, zemin ve iklim özellikleri ile kentli nüfusun ihtiyacı olan, yaşam standartlarını yükseltecek sosyal alan ve diğer gereksinimlerini karşılamanın aracı olarak değerlendirilmelidir.

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından onaylanan ve Şubemiz tarafından açılan davalarla iptal edilen 1/25.000 ölçekli Batı Planlama Bölgesi - Gemlik Planlama Bölgesi ve Doğu Planlama Bölgesi Nazım İmar Planları ve bu planlara istinaden hazırlanıp, onaylanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planları, afet ( deprem, su baskını, toprak kayması, sel, yangın vb) yönünden katılımcı planlama anlayışı ile sivil toplum örgütleri, meslek odaları, kamu kurum ve kuruluşlarının katılımıyla tekrar değerlendirilmeli ve afet master planı oluşturulmalıdır. 1/25.000 - 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planları, afet master planı çerçevesinde revize edilmelidir.

Kentimizde Uludağ‘dan doğan ve kentin içinden geçen dere yatakları tekrar rehabilite edilmeli, kapatılıp kentsel kullanıma açılan dere yatakları tekrar açılmalı, dere yatağı kavramının sadece derenin aktığı yer olmadığı, taşkın alanlarını da kapsadığı unutulmayarak taşkın alanlarında yer alan kentsel kullanımlar tasfiye edilmeli, su baskını yaşanan bölgeler tespit edilerek kentsel dönüşüm projeleri, Uludağ yamaçlarında villa yapmak yerine bu alanların tasfiyesi/dönüştürülmesi için kullanılmalı, kentimiz bir an önce çağın ve teknolojinin gerektirdiği altyapıya kavuşturulmalıdır.

Aksi takdirde kentimizde yaşanan her doğa olayı, her düşen yağmur damlası afet olarak yaşanmaya devam edecektir.18.09.2008

TMMOB
Şehir Plancıları Odası

Çerez Politikası & Gizlilik Sözleşmesi

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için amaçlarla sınırlı ve gizliliğe uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Çerezleri nasıl kullandığımızı incelemek ve çerezleri nasıl kontrol edebileceğinizi öğrenmek için Çerez Politikamızı inceleyebilirsiniz

kişisel verilerinizin Odamız tarafından işlenme amaçları konusunda detaylı bilgilere KVKK sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

"/>